Netflix Yapımı Bol Mesajlı Filmi The Platform İncelemesi

Netflix Yapımı Bol Mesajlı Filmi The Platform İncelemesi

Netflix'te yayınlandığı günden itibaren tüm ilgiyi üzerine çekmeyi başaran The Platform, inanılmaz içeriği ile toplumsal özeleştiri yapan bir film. Hapishane olarak adlandırılan ve tam ortasında bir delik dışında giriş çıkışı bulunmayan, betonarme bir mekandan oluşan filmde, yemekler sadece günde bir sefer ve delik olarak adlandırılan boşluktan bir platformun üzerinde gelmektedir. Deliklerden alt katları yada üst katları görembilmek mümkündür. Her kat numaralandırılmıştır ve günümüz sistemine aykırı olarak sıfırıncı nolu kat en üstten başlamaktadır.

 

 

Filmde, sigarayı bırakmak için kendi isteği ile kabul edilmeyi bekleyen başrol oyuncumuza, adeta iş başvurunda bulunduktan sonra çağırılan kişiye uygulanan mülakat benzeri bir prosedür işlenmekte. Bu da girmek için can atılan ve toplumsal olarak şişirilmiş firmalara kabul edildikten sonra nasıl bir cehenneme düşüldüğünü anlatmaya çalışan ağır bir eleştiri içeriyor.

 

 

Platforma giriş yapmadan önce kişinin en sevdiği yemek soruluyor ve bu yemek menüye ekleniyor. Yemekler en üst kattan platform üzerine muhteşem bir titizlikle hazırlanıyor ve bu platform her katta belirli bir süre duruyor. Mahkumlar belirtilen bu kısa süre zarfında yiyebildikleri kadar yemeği tüketiyorlar. Kalan yemekler platformun diğer katlarına ulaşıyor. Ortalama 10 kattan sonra yenebilecek neredeyse hiç bir şey kalmıyor ve insanlar açlıktan kontrollerini kaybediyor. Filmin bu kısmı dünya nüfusunun % 99'unun % 1'lik kesime çalışmasını acı bir şekilde eleştiriyor.

Toplumun nasıl davrandığını anlatmak için ise hücrelerin aylık olarak değiştirlmesi kararlaştırılmış. Yani 40. katta uyanan bir kişi eğer hayatta kalmışsa 2. katta da uyanabiliyor 200. katta da. Bu durumda yüksek katlarda bol bulunan yemek alt katlara düşme ihtimaline karşı hunharca tüketiliyor ve alt katlarda uyananlar bir süre sonra birbirlerini yemeğe başlıyorlar. Günümüzde kriz durumunda marketlerin yağmalanmasına benzer bir durumu daha çarpıcı bir şekilde anlatıyor.

 

 

Durumu çözmeye çalışan, aklı başında olanlar yok mu elbette var. Porsiyonları bölüştürmeye çalışanlar, adil olanlar, platform üzerinde en alt kata inenler vs. 

Filmin sonlarına doğru tüm yemeğin herkese yeteceğini düşünüp, platformun katlarını yanlış hesaplayan başrol oyuncumuz, adete şehir efsanesine dönen bir çocuğu kurtarmak ve onu en tepeye çıkarmak için müthiş bir mücadele veriyorlar. Mücadelenin sonu seyircinin düşüncesine bırakılarak film bitiriliyor.

 

 

Filmin sonu izleyenler tarafından büyük bir eleştiri yağmuruna tutulsa da yönetmenden bu noktada bir açıklama geliyor. Yönetmen, "Bu büyük bir mesele. Önemli olan her birimizin elimizdekilerle ne yaptığı. Bu bizim bulunduğumuz seviyede olur. Elbette adaletsizliği protesto etmeli ve bildirmeliyiz. Kendimizi korumaya devam edecek miyiz? Böylece başkaları yanlış yaptığında yapmamız gereken şeyi yapmaz mıyız? Daha önce söylediğim gibi bu bir toplumsal özeleştiri. Kimseye ne yapacağını söyleme konusunda yetkili değilim. Film yalnızca açığa çıkarmayı amaçlıyor, doktrinleştirmeyi ya da ders vermeyi değil. Elbette yapması gereken şeyleri yapanlar var, ama çoğumuz günü bahanelerle geçiriyoruz." sözleriyle yanıt veriyor.

Filmin fragmanını izlemek için aşağıdaki youtube bağlantısını kullanabilirsiniz. İyi seyirler.